Dinçer.. Onu tanıdığımda altıncı sınıftaydım. Henüz on bir yaşında küçücük güzel bir kızdım. o da küçücüktü. Aynı sınıftaydık. öyle iyi anlaşıyorduk ki hayatımda o küçük yaşta da olsa çıktığım ilk erkek o oldu. Çocukluk aşkıydı bizimki. Henüz elele olmaya bile utanırdık. Yaz geldiğinde habersizce bitmişti herşey. Yeni insanlarla karşılaşınca eskiler bir anda silinir hep o yaşlarda. Bir yıl yeni küçük insanlarla geçmişti. On üç yaşımıza geldiğimizde bir bakmıştım ki o hala beni seviyordu. Dost olmuştuk biz. En yakın erkek arkadaşlarımdan biri yapmıştı onu bu seneler. Ama bitmeyen birşeyler vardı. Ortaokulun bitimine iki ay kala Nisan ayında Ankaraya geziye götürmüştü bizi okul. Ankaranın barındırdığı güzellikleri gezdikten sonra sıra gece otelde yemeğe gelmişti. Dansa kaldırmıştı beni. Kendimi bir garip hissetmiştim. Çok farklı bakıyordu o. Kendimi görüyordum gözlerinde. Ertesi gün başladı herşey yeniden. Tam Ankaraya veda etmek üzereyken en yakın iki arkadaşımın yanında öpmüştü beni dudaklarımdan. Küçük bir öpücüktü ve en anlamlısıydı. Herşey vardı o öpücükte: bir çıkma teklifi, bir aşk-ı ilan, ve bir gerçek. Sanırım hayatım boyunca Ankaradan yaşadığımız yer olan İzmire dönüş anını hiç unutamayacağım. Kulağımda kulaklık ve kulaklarımda yankılanan Ayna Grubu un Gittiğin yağmurla gel şarkısı.. Kocacım karıcım diyorduk birbirimize o küçük halimizle. İlklerimi yaşatmıştı o hep bana. Yaz gelmişti. Yine yeni insanlar ve ayrılmıştı benden. "Uzun sürmedi mi, bitsin" demişti. Ve sonrasında farklı liselere başlamak... Tesadüflere inanıyorum. Okul dönüşü servisten indiğimde karşımda bulmuştum onu aylar sonra. Tesadüf bizi karşılaştırmıştı. Bu kez beni bırakmaya niyeti yoktu. Kız çocuğumuz olacaktı adını Etna koyacaktık. Hayaller kuruyorduk. Çok seviyorduk birbirimizi. Bir defter almıştım. Ve o defterin adını Etna koymuştu. Defterde ona hitaben yazılar yazıyordum. Günlük gibiydi. Ona vermiştim sonra. O da yazmıştı. Gelecekte sadece birbirimizin olalım istiyorduk ama işte yeni insanlar mahfediyordu herşeyi. Yeni insanlar tanıyorduk ve yeni aşklar arıyordu genç kalplerimiz. Ayrılıklar başlıyor sonra bitiyordu. Böylelikle lise bitti. Yine bir yıldır görüşmemiştik. Büyüyorduk. Artık akıllanmamız gerekmezmiydi? Diğer erkek arkadaşımdan ayrıldığımı öğrenmişti. Özlemişti beni. Özlemiştim onu ama tutuyordum kendimi. Yine bitecek diye korkuyordum yine ayrılacağız nasıl olsa diyordum korkuyordum.Yine de görüşmeyi kabul ettim bir kere. Görüştüğümüz anda herşey değişiyordu. Sanki hiç ayrılmamışız gibi.. İzin veremedim buna. O korku öyle çok büyümüştü ki onun gözlerine baktığımda ağlamaya başlıyordum sürekli. Bu hiç bir zaman olmamıştı. Nasıl oluyor anlamıyordum. Neyin gözyaşıydı onlar? Aşkın mı, hasretin mi? Pişmanlığın mı? O günden sonra bir daha görüşmek istemedim onunla. Össye girmiştik. Sonuçlar belli olmuştu çoktan. O Afyona gidiyordu. Ben yine İzmirde kalacaktm. O bir harita mühendisi, ben bir mimar.. Yollarımız nasıl olsa ayrılacaktı. Ayrı şehirlerde olacaktık. Bu hasrete yüreğim dayanmazdı biliyordum. Onu bir daha görmemekle çok iyi yaptım diye düşünüyordum. Bir mesajını hatırlıyorum da " Sen evleri çizersin ben yaparım babam da boyar.." Çok hoşuma gitmişti bu söz. Ama olmaz diyordum. Üniversiteler başlamak üzereydi. O gitti bende başladım okula. Upuzun sekiz ay çabukça geçti. O sekiz ayın yedi ayın yedi ayını yeni bir insana armağan ettim. Olmadı.. Olmuyordu. İLk başta onu sevdiğimi sanmıştım. Ama her hareketini Dinçerle kıyaslıyordum. Zarzor yedi ay sürdü bu ilişki. Ve okullar kapandığında kaçtım ondan, bitirdim. Şimdi yaz tatilindeyim. Dinçerle görüşmeyeli on ay oldu. O msnden ve telefonundan silmişti adresimi,telefonumu. Arasıra görüyordum onu msnde ve hayatıyla ilgili ipuçları bulmaya çalışıyordum. Hata yapmıştım biliyorum. Rüya görmezdim ben pek fazla. Görsem de hatırlamazdım. Geçen hafta onu gördüm rüyamda.. Upuzun bir rüyaydı. Yüzünü hatırlıyorum. Biz sevgiliydik yine rüyamda. Uyandığımda bunun bir rüya olduğunu farkettiğimde hemen elime telefonu aldım. Mesaj attım ona. İyi misin dedim. pardon tanıyamadım diye bir yanıt geldi. Kuzeniydi cevap veren. Daha sonra onun iyi olduğunu öğrendim. O gün şehirlerarası otobüs yolculuğundaydım. Otobüste cam kenarında manzaraları izliyordum. Tam da afyon civarlarından geçerken radyoda Ayna ın gittiğin yağmurla geli çaldı. Üstünden beş yıl geçmişti. Şarkı hiç değişmemişti. Aynı melodi, aynı güzel sözler... Ama biz değişmiştik. Kocaman insanlar olmuştuk. Şimdi ondokuz yaşındayız biz. O aradan geçen on ay onunla geçse hayatım nasıl olurdu acaba? Geçen gün msnde konuştuk. uzun zmaandır böyle konuşmamıştık. Seninle aramızda bir telepati var gibi hissediyorum. Hep hissediyorsun sanki arıyorsun dedi. Arkadaşça bir sohbetten sonra vedalaştık, iyi dileklerimizi sunduk sadece. Diyemezdim hiçbirşey. seni hep sevdim demeye hakkım yoktu. Gece son kez aldım elime etna adlı defterimizi. Sayfalar dolmaya başlamış. yakında o sayfalar da bitecek. Kimseye anlatamam onu sevdiğimi defterimden başka. Yazdım ona sayfalarca. Bütün dünya öğrendi bunu gibi hissettim. Gözlerim doldu, halbuki o yoktu karşımda. Demek ki artık onu düşünürken de yaşlarla boğuşacaktım. Ardından açtım müziği.. çayımın şekeri, gitarımın teli, yazımın sıcağı kışımın ocağı denizimin sesi melodimin esi herşeyimsin sen .. Aynanın çayımın şekeri i dinledim korka korka.. Bizim şarkımızdı ve hep bizim şarkımız olarak kalacak. Yaptığım yanlışlardan çok ders çıkardım. Yıllardır ben dinçerden aşkı öğrendim zaten.. BU aldığım en güzel ders oldu... Bunun bedeli onu kaybetmek olsa da... Sonsuza kadar onu seveceğim aynı ebediyetten beri kalbimde olduğu gibi....
Hikaye Etiket:
Çayımın Şekeri
Yorumlar
| Yorum : aşık olmak en güzel şey. bu yaşadıklarımı iki hafta önce yazmıştım. sanırım birkaç gün daha bekleseydim hikayenin sonu güzel bitecekti. biz yine birlikteyiz ve galiba bu kez sonsuza kadar: |
| Yorum : güzel bir şeydir aşık olmak senin gibi oldum bende |
| Yorum : bence o da seni hala seviyor hayat sizi hep karşılaştırmış ama bukez bence senin bunu yapman gerekiyor onunla tekrar konuş ya da bunu yapamayacaksan o defteri ona yolla senin duygularını öğrenince durmayacağından eminim |
Yorum Yaz