Asker Dönüşü
Kategori: Asker Hikayeleri
2010-01-23
köyün yakınından geçen kayseri şosesinden hergün, bir veya iki vasıta geçer, o gün, şosede bir otobüsün durduğu, otobüsten, eli valizli , başı sıfıra vurulmuş, bir delikanlı indi...köye doğru yürümeye başlamıştı, yol tozlu, hava çok sıcaktı. \"hey, gözünü sevdiğimin köyü, nihayet sana kavuş tum !\"diye söylendi..\"Şu karşıdaki mor dağları ekin tarlalarını, anıran şu sıpayı, havasını, suyunu yanık yüzlü köylümü, anamı, babamı, her şeyden öte, sevdiğim zeynebim\e bir an önce kavuşmak istiyorum....!\" yol uzanıp gidiyordu, dalgındı, uzak- tan ekin biçen johnder\lerin sesi geliyordu... yılanlı kayayı geçmişti ki, kayalıkların arkasında kendisine kurulan pusudan haberi yoktu...her kayadan, bir kurşun sağanağı başlamıştı, mustafa \"hey ! durun ne yapıyorsunuz !\" dedi, ama ağzın- dan çıkan son sözdü bunlar... ***** ahmet, esmer, yağız, bir delikanlı olmuştu. duvarda, asılı duran esmer, uzun boylu, kahve rengi gözlü bir adamın resmini göstererek \" bu kim ana ?\" dedi..kadın, içini çekerek, \"amcan oğlum !\" dedi.\"sen daha çok küçüktün, asker, dönüşü, pusu kurup öldürdüler... \"niye öldürdüler amcamı ana ?\" genç kadın, gözleri yaşlı, \" çok uzun bir hikaye bu oğlum...bir düğünde, ölen mustafa amcan, kör fekrinin kardeşi fettah, düğün sofrasında içiyorlar mış...amcan, ile fettah, ın kafaları dumanlıymış... \"dumanlı ne ana ?\" \" ahmet oğlum, beni yorma, dinleyeceksen anlatıyım, dinlemeyeceksen başka...! \" \"anlat anlat !\" \"nerede kalmıştık, delikanlılar, kendi arala- rında eğleniyormuş, ilkin, fettah, sataşmış amcana \"mustafa, zeynep\i ben de seviyom, bir kızı bir kişi sever...sen aradan çekil !\" demiş. \"Çekilirim, bir şartla demiş ! bilek güreşi yapalım, kim kaybederse, o kızdan vaz geçecek !\" \"pilavdan dönenin kaşığı kırılsın ! tamam !\" fettah ile amcan, bilek güreşine tutuşmuşlar. herkes heyecan içinde, bu oyunun sonu ne olacak diye merakla izliyorlarmış..hatta, kendi aralarında bahse tutuşanlar bile olmuş..fettah!ı tutanlar bir grup , amcanı tutanlar bir grup olmuş...uzatmayım amcan, fettah\ı yenmiş ...kör fekri ile kardeşi sen hile yaptın diye bunu kabul etmemişler... tekrar tutuşmuşlar bunlar. amcan, yine galip gelmiş...kör fekri ile fettah, \" zeyneb\i sana yar etmiyeceğiz !\" diye küfür de ederek, düğün evin- den ayrılmışlar...köylüler, araya girip barıştırmak istemişler, amcan, \" ben dargın değilim, ikilik çıkaranlar onlar !\" demiş.. aradan sekiz ay geçmiş. amcan, zeynep kızla gizli gizli görüşüyormuş...bir birini deliler gibi seven genç aşıklar, kumrular gibi sevişiyormuş... zeynep kız, \"mustafa, bu böyle olmayacak dedi kodu, ağamın kulağına giderse, hem seni hem beni yaşatmaz !\" demiş.\"sen, en iyisi anan ile babanı, bize dünürcü gönder !\" ninen, deden, baban, zeynep kızın evine dünürcü gitmişler, zeynep\in babası, \"mıstafa\ ın işi gücü yok, avare avere gezen bir adama ben kız vermem !\" demiş. arkalarına bakarak eve gelmişler. deden \"Şart olsun, ben de o kızı almazsam !\" diye öfkesini kusmuş. \"babana, amcana, o kızı ne yapıp edip kaçıracaksınız, sonra, hüseyin ağa, namus belası bize verir !\" demiş. amcan, baban, bir olup, zeynep\i kaçırmış- lar, sonra, bir mektup yazıp postaya atmışlar, ağa mektubu almış, çok öfkelenmiş, karısı nazlı, \"ağa, bu iş dallanıp budaklanırsa, zeynep\in adı çıkar, kimse de almaz, kızımız evde kalır, en iyisi bir mektup yaz, posta ile gönder, gelip nişan taksınlar, askerden dönüşte de düğünlerini yaparız amcan\ı nişanladık, zeynep, kaçırılmasını onur meselesi yapıp, dört ay, amcanla konuşmadı, askerlik için, son yoklamaya çağırdıklarında, zeynep, bana geldi, \"abla, ben büyük bir hata yaptım, mustafa\yı kırdım, onu çok sevdiğimi,sonra dan anladım !\" dedi.. \"zeynep, sen, namuslu bir kızsın, her onurlu kızın yapması gerekeni yaptın sen !\" dedim... \"peki mustafa amcama pusuyu kuranlar belli oldu mu ?\" \"belli oldu, mustafa amcanı ben öldürdüm !\" diye mahkemede kör fekri, ifade vermiş, içeri attılar, son aftan yararlanarak çıkacakmış, ama mustafa amcanı kör fekri \ in öldürdüğüne inan- madık, allah bilir ya, bu işi fettah, d...yaptırdı... uzatmayım, baban, kızılcık şerbeti içtim, acımı içi- me attım, diye bunu kan davası haline getirmedi.. \"ana, amcamın, sandıkta tabancası varmış bana onu gsterir misin ?\" \"tabancaya da, ateşli silahları icat edene de savaşları çıkaranlara da lanet olsun ! senin eline asla silah vermem oğlum ! kalem tutacak senin elin... not :bu hikayeden ders alırlar mı bilmem ? ama, insan oğlu, öfkesine yenik düşüyor bazan...
Hikaye Etiket: Asker Dönüşü