Yanlızlık zordu. Annem ölünce babamı da göremez olmuştum. Zaten kimseyi gözüm görmüyordu ya o da ayrı bi mesele. Aslında Kanılı köyünde öğretmendim ben. Fakat daha sonra İstanbula tayinim çıkınca teyzem ve kardeşlerim göz yaşları arasında uğurladılar beni.
İşte, burdayım İstanbulun ara sokaklarında tenha bir evin çatı katında oturuyorum.Bazen sokaktan geçerken korkuyorum. Bana hayalet kasabasını andırıyor. Taksim, Aksaray, Beyoğlu kalabalıkta insanların sadece bedenlerini görebiliyorum. Ruhları yok gibi. Donuk ve yapma geliyor hepsi...
Sonra Haydar Paşa Garı
dan geçiyorum. Bir tren sesi geliyor kulağıma. Tam köşede el sallayan kız, küçük kız kardeşime ne kadar da çok benziyor. Gözlerim doldu sanki. Aklıma teyzem geldi pek severdi beni. Nasılda sarılmıştı bana istasyonda! Ve şu yerde duran ıslaklık, benim gözlerimden süzülen damlalar mı?? Ağlıyor muyum? Evet ağlıyorum.. Sessiz gecelerde penceremden büyük caddeye baktığımda ağladığım gibi değil, annem öldüğünde ağladığım gibi ağlıyorum. Annemi kaybettiğimde aktığı gibi akıyor yaşlar gözümden. İkiside aynı şey değil miydi aslında ölenlerden biri annem, diğeriyse sadece hayatımdı..
Hikaye Etiket:
Ölen Hayatım
Yorumlar
| Yorum : gercekten yannızlık cok zor allah yardımcın olsun aynı olayı bende yaşadım hem ölüm hemde eşimden ayrılma allah hayılsını versin allah yardımcın olsun başka ne diyem kendine iyi bak kader arkadaşım |
| Yorum : bende annemi kaybettim ama hayat devam ediyor alasakta gülsekte mecburuz bu hayatı devam ettirmeye |
Yorum Yaz