Tamam biliyorum bir kadın olarak hemcinslerimi eleştirmem hoş kaçmıyor. Ama cidden bazı kadınlar trafikte sizi de deli etmiyor mu? Yani arabadan inip, kadının yanına gidip, omuzlarından sıkıca kavrayarak beyin sarsıntısı geçirtene kadar sallamak gelmiyor mu içinizden? Bir kere şuna açıklık getirelim. Ben erkek gibi araba kullanan, erkek gibi arabadan anlayan ve erkek gibi arabasıyla aşk yaşayan kadınlardan değilim. Hayatımda 3 kez motor kapağı açtım-zaten 2si teknik serviste, teknik kişinin yardımıyla oldu. Lastik değiştiremem, hatta arabanın suyunu, yağını falan da kontrol etmeyi bilmem. Ama en azından sol şeritte 50 km hızla gidilmeyeceğini biliyorum. Üstelik bunu yaparken arkadan gelen korna sesleri ve selektörlü imaları da göz ardı edecek kadar aynalardan bihaber, sadece öne odaklı bir sürüş sitili olmadığının da farkındayım. Bu öğlen evimize giden ara sokakta önümdeki araba iyice yavaşlayınca yavaşlamak durumunda kaldım. Dörtlüleri yakmasını, ve sağa çekmesini sabırla ve medeni bir şekilde bekledim. Ama kararsız araba durma eğilimi gösterip, sonra hafif hafif ilerliyor, sonra yine yavaşlayıp park yeri arıyormuş izlenimi verip sonra tekrar hareketleniyordu. Sonunda sollamazsam 20 metre ilerideki garaj kapımıza 20 dakikada ulaşacağım sonucuna vararak yanından geçtim ve tabii neler olup bittiğini merak ederek sürücüye baktım. Ara sokaktaki trafiği kitleyen sevgili bayan sürücümüz park yeri aramıyormuş, arabasında da sorun yokmuş. Sadece hem telefonla konuşup hem de direksiyonu idare edemiyormuş. Tabii içimdeki öfke ve isyanı kendisine kornam ile uzun uzun aktardım. Ama hanım hiç istifini bozmadan at arabası hızıyla yoluna devam etti. En sevdiğim bir diğer olay hala benim için en iyiler listesinde üst sıradadır ve kolay kolay da yerini kaybedeceğe benzemiyor. Evimizin bulunduğu gayet normal boyuttaki sokak, sağlı sollu park edilmiş arabalar nedeniyle fena halde daralmaktadır. Bir sabah sokağımıza tam dönmüştüm ki, son model iri kıyım bir BMW ile burun buruna geldik. Haliyle sokağa henüz girmiş olan ben olunca, geri çıkıp yol vermesi gereken de ben oldum. Şöyle sağ tarafa yanaşıp ağır abinin geçmesi için yol verdim. Tam arkasında birebir aynı model başka bir BMW daha görünce yerimden kımıldamadım. Nitekim ağır teyze de geçince devam edebilecektim. Ama o da ne? Teyze bana bakıyor,ben teyzeye. Teyzem hareket etmiyor, direnişte.Teyzenin dudakları hareket ediyor ama tabii pencerem kapalı anlamıyorum ne dediğini. Teyze eliyle bana işaret ediyor. Bana geri git, yol ver diyormuş. Bir an sersemledim ama teyze çok kendinden emin tabii. Hareket etmemekte kararlı. Bu arada arkamda arabalar yavaş yavaş sıralanmaya başlamış. Sokağa dönmeye çalışan bir okul minibüsü ve arkasında bir araba daha var. Şimdi soruyorum, vermiş olduğum yoldan GEÇEBİLEN araba ile aynı model olup GEÇEMEYEN araba arasındaki fark nedir? aArabanın biri metalik gri, diğeri metalik yeşildi. bArabanın ilkinde Türk sanat müziği çalıyordu, diğerinde Türkçe pop. cİlk arabanın sürücüsü erkek, ikincisi kadındı. dHerbiri eHiçbiri Bu bana altlarında kocaman cipleri olan ama bu cipleri sadece ileri sürebilen, geri manevra yapamayan ve park edemeyen kadınları hatırlattı. İdare edemiyorsan, büyük araba almayacaksın. Alıyorsan da bir zahmet kullanmayı öğrenecek ve kendini geliştireceksin. Bana kızmaya hazırlanan kadınlar varsa, heyecanlanmasın. Bir dahaki sefere maganda ruhlu erkek sürücülere de değineceğim

Hikaye Etiket: Bu Kadınlara Ehliyet Verirken Ne Düşünüyorlardı acaba

Yorumlar

Yazan : aysun
Yorum : mükemmel... güzel yazmışsınız. kesinlikle katılıyorum.

Yorum Yaz

Adınız :
E-mail Adresiniz :
Yorumunuz :
Güvenlik Kodu :